Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Hikaye etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hikaye

Londra'daki caminin yeni imamı şehre gitmek için hep aynı otobüse  biniyor ve çoğu zaman aynı şoföre rastlıyormuş.    Bir gün, bilet alırken şoför yanlışlıkla 20 "kuruş" fazla vermiş.  İmam yanlışlığı oturunca, parasını sayınca fark etmiş. Kendi kendine  düşünmüş "20 kuruşu geri versem mi şoföre?"...  Ama içinden bir ses  diyormuş ki "çok küçük bir para ve şoförün zaten umurunda da değil. Otobüs şirketine 20 kuruş ne fark eder?.  Bu parayı Allahtan gelen bir  hediye gibi... düşünebilirim"  İneceği durağa gelince, imam kalkmış ve fikrini değiştirmiş, inmeden  önce şoförün yanına gitmiş, 20 kuruşu geri vermiş ve demiş ki :  "paranın üstünü fazla verdiniz."  Şoför gülümsemiş ve demiş ki : "Siz caminin yeni imamısınız değil mi?  Aslında uzun zamandır sizi ziyaret etmek istiyordum caminizde, İslam'ı  öğrenmek için ve bilerek size fazla para verdim nasıl tepki  vereceğinizi görmek istedim." İmam inerken neredeyse ...

Bir Hikaye

Ülkenin birinde iki gerçek dost yaşarmış. Birinin malı, ötekinin malı gibiymiş. Anlaşılan o ülkede dostluk, bambaşkaymış...   Bir gece ülkede herkes dalmış derin uykulara. Orada güneş battı mı, fırsat bu fırsat der, uykunun tadını çıkarırmış millet.   Gece yarısı bizim dostlardan biri, fırlamış yatağından, koşmuş doğru dostunun evine. Uyandırmış hizmetçileri tatlı uykularından...   Dostu, yukarıdan duymuş sesini. Hemen kaptığı gibi kılıcını, kesesini, koşmuş dostunun yanına...   "Hayrola!" demiş, merak içinde, soluk soluğa... "Sen, kolay kolay uyandırmazsın kimseyi, uykuyu da seversin üstelik. Kumarda kaybettiysen; al şu keseyi. Evini bastılarsa; işte buradayız ben ve kılıcım. Haydi gidip haklarından gelelim. Yalnız yatamaz mı oldun yoksa??? Benim güzel cariyeyi al git öyleyse..."   "Yok a canım." demiş dostu... "Ne o, ne de bu. Rüyamda biraz düşünceli gördüm seni... Sakın başı dertte olmasın deyip koştum. Kusura bakma dostum!"  

Önyargı

Uzaklarda bir köyde, çocugu dogmadan kocası ölmüs, tek basina yasayan hamile bir kadin kendisine arkadas olmasi açisindan dagda yarali olarak  buldugu bir gelincigi evinde beslemeye baslar. Gelincik kadinin yanindan bir an bile ayrilmaz. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallasir. Bir kaç ay  sonra kadinin çocugu dogar. Tek basina tüm zorluklara gögüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadir. Günler geçer ve kadin bir gün bir kaç dakikaligina da olsa evden ayrilmak   ve yavrusunu evde birakmak zorunda kalir...Gelincikle bebek evde yalniz kalmislardir. Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir. Gelincigi ve kanli agzını görür. Anne çıldırmışcasına gelincige saldırır ve  oracıkta öldürür hayvanı. Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne  odaya yönelir... ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebegi ve bebegin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür... Einstein'in söyledigi rivayet edilen bir söz var:  "İnsanlardaki önyargıyı pa...