Ana içeriğe atla

İŞTE HAYALİMDEKİ ARABA

1959'da piyasaya sürülen ve otomobil tarihinde devrim sayılşan Mini Cooper 50. yaşını kutluyor.

İngilizlerin Ağustos 1959'da piyasaya çıkarmasıyla otomobil dünyası için "devrim" olarak nitelendirilen Mini Cooper, 50. yaşını kutluyor.

Piyasa çıkmasından sonra "çok küçük aile arabası" kategorisinde ticari başarısının yanı sıra 60'lı yılların "ikonu" haline de gelen "Mini", doğuşunu İngiliz BMC'nin mühendis Alec Issıgonis'in, "Performansı ve alışkanlıkları bozmadan mümkün olan en küçün arabayı yarat" sözlerine borçlu.

Alec Issigonis de motoru enine, vites kutusunu da motorun altına yerleştirmeye karar verdi. Bu dahiyane karar, iç mekanı muhafaza ederek aracın 3 metre kadar küçülmesine imkan sağladı. Aracı yere daha da yaklaştıran mühendis, böylece araca istisnai bir yol tutuşu da sağlamış oldu ve Mini, Monte Carlo rallisini 3 kez kazanarak satışları uçurdu.

Mini'nin esas ticari başarısı ise, John Lennon, Peter Sellers ve Steve McQueen gibi yıldızların onu tercih etmesi ve efsanevi grup Beatles'ın 1967'de "Magical Mystery Tour" filminde, 1969'da "The Italian Job"ta görülmesiyle pekişti.

Yıllar içinde satışlar düşmeye başladı ve imalat 1994'te BMW tarafından satın alınacak olan Rover'a geçti. 4 Ekim 2000'de son Mini fabrikadan çıktı. Mini'nin 5.5 milyon civarında satmış olması, BMW'yi, 2001 yazında otomobili yeniden çıkarmaya itti.

Daha modern, daha gösterişli olan yeni model, "ablası"ndan daha parıltılı bir satış başarısına imza attı ve Nisan 2007'de milyonuncu araca ulaştı. Ancak ekonomik kriz, şubat ayında BMW'yi de etkiledi ve Londra'nın kuzeybatısında, Oxford yakınlarındaki tek Mini fabrikası çalışanlarının yüzde 19'unu işten çıkarmak zorunda kaldı.

1976’da dönemin İngiltere Başbakanı James Callaghan sıkı Mini fanlarındandı.









Geleceğin Mini’si
İki koltuklu, elektrikli Mini E, tam şarjla yaklaşık 150 kilometre gidebiliyor. ABD’de yıllık kiralama suretiyle kullanıma sokulmuş durumda. Yine iki koltuklu üstü açılır modelinin de 2010’da duyurulacağı söylentileri yaygın.












Test: MINI Cooper Clubman S

Bu Nasıl MINI?


Yolda görenlerin bu nasıl MINI diye dönüp baktığı Cooper Clubman, station karoseriyle diğer kardeşlerine yöneltilen “iç mekanı ufak” gibi eleştiri oklarını kırmaya çalışıyor.




Şimdiye kadar hatchback ve cabrio karoserle üretilen MINI, artık üçüncü karosere de sahip; bir stationwagon. 2001 yılında BMW bünyesine girene kadar kendi halinde bir halk otomobili olan Mini (BMW satın aldıktan sonra MINI oldu), 2001’den sonra adeta bir moda objesi oldu ve lifestyle otomobili olarak benimsendi. Aileye eklenen yeni Clubman’de MINI’ye pratiklik ve daha geniş iç mekan gibi özellikleri ekleyerek bu moda objesini daha farklı bir boyuta ve stile sokuyor. Adeta ticari araç havasında çift kanat olarak açılan bagaj, çok şık krom kapı kollarına sahip. Bu kapakları açmaksa son derece pratik. Tutamakların arkasındaki düğmelere basın ve kapıları hafifçe çekin. Gerisini gazlı amortisörler hallediyor ve kapılar yavaşça dışarı doğru açılıyor. Kapatırken doğal olarak biraz daha fazla kuvvet harcıyorsunuz, fakat güzel çalışan bir sistem.

Clubman’a dış tasarım olarak baktığınızda tıpkı hatchback karoserli kardeşleri kadar sıra dışı olduğunu fark ediyorsunuz. Kardeşleriyle aynı burun yapısını paylaşan Clubman, 24 cm daha uzun. Bu fazlalığın 8 cm’si artan dingil mesafesiyle arka koltuktaki diz mesafesinde rahatlama sağlarken, kalanı bagaj hacminin büyümesinde kullanılmış. Tamam, 260 lt’lik bagaj hacmi kendisine rakip olarak gördüğü A3 Sportback ve Volvo C30 gibi kompakt hatchback’lerin gerisinde. Fakat hatchback MINI’de 160 lt’lik bagaj olduğunu hatırlamakta fayda var. Bir seperatörle iki kat olarak hizmet veren bagaj genç bir ailenin hafta sonu alışverişine yeterli gelecektir. Yandan görünümde camlı yüzeylerin büyüklüğüyle ve B sütunlarının camla kaplı olmasıyla dikkat çeken Clubman’in sağ tarafında çift, sol tarafında tek kapı var. Sağ taraftaki 40 cm genişliğindeki ikinci kapı ters yönde açılmasıyla arka tarafa iniş-binişleri kolaylaştırıyor. Kapıları kaparken aman dikkat, önce arka kapı, sonra ön kapı kapanacak. Arka koltuklardaki diz mesafesi otomobilin bir “MINI” olduğunu düşünürseniz iyi. Fakat bu arka koltuğa 190 cm’lik basketbolcuların oturabilmesi anlamına gelmiyor. Tavanı Dune Line adı verilen çıkıntılarla 2 cm yüksek olan Clubman’in C sütunları sanki tampona kadar iniyor ve aşağıdaki stop lambalarını da çevreliyor. C sütunu ve tampon kaplamaları için siyah veya gümüşi olmak üzere iki renk seçeneği sunuluyor.
Navigasyon, 17 inç jantlar vb… Clubman, hatchback kardeşlerinden ve hatta cabrio kardeşlerinden bile çok daha fazla dikkat çekiyor. Direkt enjeksiyonlu turbo motor gaz pedalından gelen emirlere büyük bir bağlılıkla itaat ederken, 6 ileri otomatik şanzıman bu emir-komuta zincirinde gecikmesiz ve sarsıntısız vites değişimleriyle sürücüsünün beklentilerini tam anlamıyla karşılayabiliyor. Otoyol kullanımında kabine yol sesi sızsa da aşırı rahatsızlık vermiyor ve yüksek hızlara çabucak ulaşabiliyorsunuz.
Düşük hızlarda giderken hızlanmak için dip gaz yaptığınızda yüksek gücün ve ülkemizin tozlu yollarının etkisiyle lastikler doğal olarak patinaja kalıyor. Gaz pedalının bilinçsiz kullanımı sonucunda virajlarda önden kayma isteği oluşsa da, gaz pedalından ayağınızı kaldırdığınızda otomobilin arkası hafifçe kendisini viraj dışına açmak istiyor ve eğlence başlıyor. Eğer ne yaptığını bilen bir sürücüyseniz iyi çalışan direksiyon sistemiyle ve gaz pedalı hareketleriyle otomobili yönlendirmek gerçekten keyifli. Viraj limitleri yüksek olan Clubman’in kullanımı kısa şasili MINI’den daha olgun ve ağırbaşlı olsa da; artan ağırlık ve büyüyen boyutların bu otomobilin oyuncu karaktere sahip olmadığı anlamına gelmiyor. Kısa Cooper S’ten daha dingin bir otomobil olmasına rağmen Clubman de kıpır kıpır ve çok zevkli sürüşler sağlayan bir otomobil.
Sonuç olarak; station otomobile ihtiyacı olmayıp, fakat station otomobil kullanmak isteyenlere göre bir otomobil olan Cooper Clubman S, hem moda objesi olarak, hem de kullanım zevki olarak çekici bir otomobil. Kısa versiyondan yaklaşık 2400 Euro daha pahalı olmasıysa (baz fiyatı 30.081 Euro) bu otomobile gönül verenlerin kararını etkilemeyecek seviyede olsa da, pahalı olduğunu da kabul etmek gerek.


Tarihçe


Güncel MINI Clubman birçoklarına yeni bir anlayış gibi gelse de, aslında kökeni 1960’lara dayanan bir karoser. İlk başlarda Morris Mini Traveller ve Austin Mini Countryman olarak satılan bu “shootingbrake” karoser (İngiltere’de özellikle avcılar için tasarlanmış, genelde karoserinde ahşap kaplamalar bulunan station) 1968 yılında BMC ve Leyland’ın birleşip British Leyland olmasından sonra isim değişikliğine uğradı ve Mini Clubman Estate olarak hayatına devam etti. 1960 ve 1969 arasında 207.000 adet satılan bu karoser, 1969’dan 1982’ye kadarsa yaklaşık 197.000 adet satıldı.


+ İmaj, performans, sürüş zevki, artan fonksiyonellik
- Süspansiyon konforu

MINI Cooper Clubman S otomatik teknik özellikler:


Motor
Sıralı 4 silindirli, 1598 cc, turbo
Maks. güç
175 HP – 5500 d/d
Maks. tork
240 Nm – 1600-5000 d/d(overboost 260 Nm)
Maks. hız
219 km/s
0-100 km/s
7.8 sn
Boyutlar
3958 / 1683 / 1432 mm
Boş ağırlık
1230 kg
Bagaj hacmi
260/930 lt
Tüketim (Ş.içi, ş.dışı, ort.)
9.8 lt/100 km, 5.4 lt/100 km, 7.0 lt/100 km
MINI Cooper Clubman S standart donanım:


ABS, EBD, DSC, çekiş kontrol sistemi, ön-yan-perde havayastıkları, spor modu, yol bilgisayarı, otomatik klima, yağmur sensörü, radyo-CD çalar, lastik basınç kontrol sistemi

Yorumlar

  1. são lindos os caros antigos.

    um abraço.

    YanıtlaSil
  2. BEN BU KADAR ESKİ OLDUĞUNU BİLMİYODUM BUNLARIN YAW

    YanıtlaSil
  3. Thank you for your comment
    rosan.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gluten Nedir? Nelerde Bulunur? Ve Dahası...

Alıntı Gluten,buğday içerisinde yeralan ve un öz değerlerini en fazla içeren protein grubudur. Unun içerisinde Yas gluten değeri 28-32 arası ideal olup eksikliği durumunda iyi buğday ile karıştırılarak veya kuru gluten ilavesi ile istenen değerlere ulaşılabilir. Kuru gluten, buğday nişastası üreticilerinin yakın geçmişe kadar teknoloji yetersizliğinden dolayı elde edilmesi zor olan ancak bugün Un sanayi, dayanıklı unlu mamuller, ve balık yemi başta olmak üzere yem sanayinde kullanılan bir sanayi hammaddesi haline gelmiştir. Yem sanayindeki kullanımı özellikle balık yavru yemlerinde 2 mm nin altında yer alan extruder ürünlerinin imalinde avantaj sağlamaktadır. Son yıllarda birçok yem üreticisi tarafından tercih edilmektedir. Kullanımının sınırlı veya kontrollu olması gerekliliği Çölyak hastalığının bu protein grubuna karşı hassasiyetinden kaynaklanmaktadır. Batı ülkelerinde hazır gıdalarda, içindekiler listesinde belirtilmesi gereken belli bir oranın üzerinde risk taşıyan alerjenlerin baş…

Hoşgeldiniz

Selam dostlar, hepinize iyi geceler.

Bu günün ilk saatlerinden sizlere sesleniyorum.

Uzun zamandır sizler için yayın hazırlamıyordum. Bu sezon  benim için oldukça yoğun bir sezondu.
Neredeyse bir sene olmuş bilgisayarın başına oturup şöyle uzun uzun sizlere yaptıklarımı anlatmayalı, kendimi unutturmuşum!...

Neler yaptım, neler gördüm, neler öğrendim, hepsini sizlerle paylaşacağım. Her şey sırasıyla haydi bakalım.

En son sizlere yaptığım duvar panosundan burada bahsetmişim, bitmiş halini göstermek nasip olmadı. İlk önce onu tanıştırayım sizlere;





Bundan sonra diğer gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Beni izlemeye devam eder misiniz?

İşte bu da benim..................

Mangalda Tavuk Ciğeri

Merhabalar, nasılsınız arkadaşlar.

İnternette aradığınız zaman çoğu tarifte ciğeri sote olarak yaparlar. Ben daha önce hiç tavuk ciğeri alıp yapmayı denemedim ve aslına bakarsanız hiç tavuk ciğeri yememiştim. Marketlerde hazır paketlerde satılan tavuk ciğerinden bi paket alıp denemek istedim ama sote olarak yapmaktan bahsetmiyorum. Acaba dedim bunun mangalda pişeni nasıl olur?

Denedim oldu....


Marketten aldığınız tavuk ciğerin içinden yürekleri de çıkıyor. Ciğerleri kuş başı doğrayıp güzelce yıkadıktan sonra biraz kekik ve kimyonla karıştırdıktan sonra kenara bırakıyoruz. Ben ciğerlerin bir kısmını sote için ayırdım. Sotelik olanların üzerine biraz kekik ve unlayıp kenara koyuyoruz. 






Soğanları ince kıyıp tuzlayıp elimizle ovalayıp dinlenmeye bırakıyoruz. 


2-3 orta boy patatesin kabuklarını soyup 4 e bölüp düdüklü tencere içerisinde suya atıyoruz. Üzerine biraz tuz, kekik ve 2-3 kaşık zeytinyağı ekleyip kapağını kapatıyoruz. 


Diğer tarafta ev yapımı gün hamuru makarna haşlıyoruz. Pişen pat…