Ana içeriğe atla

BUZ PATENİ



Buz pateni üzerinde kaymak, en eski sporlardan biri olarak biliniyor. Bu sporun ilk kez MÖ 1000 yıllarında İskandinavya’da yapıldığı düşünülüyor. Geyik ya da öküz gibi hayvanların uzun kemiklerinden yapılan patenlerin, 1500’lü yıllarda yerlerini metal patenlere bıraktığı tahmin ediliyor. Patenle kaymak öylesine seviliyor ki, 17. yüzyıla gelindiğinde birçok ülkede paten kulüpleri kuruluyor.
E.W. Bushell 1850 yılında hafif, dayanıklı ve demir gibi sık sık bilenmesi gerekmeyen ilk çelik pateni yaptı. Jackson Haines adında Amerikalı dansçıysa bu spora farklı bir ivme kazandırdı: Buz üzerinde dans. Böylece “Artistik Patinaj” ve buz pateninin temelleri 1860 yılında atılmış oldu. 1876’da İngiltere’de yapay olarak dondurulan ilk pist açıldı. 1890’da artistik patinaj ve yalnızca erkeklerin katıldığı sürat pateni dallarında dünya şampiyonası düzenlendi. Spor tarihinin üçüncü modern olimpiyat oyunları, 1908 yılında Londra’da yapıldı. 1924 yılında Fransa Chamonix’de ilk defa düzenlenen Kış Olimpiyatlarına buz pateni de dâhil oldu.
Ülkemizde 1960’lı yıllarda Ankara Gençlik Parkı’nın donan havuzunda başlayan buz pateni, federasyonuna 1991’de kavuşabildi.

Isaac Newton’a göre duran bir cisme bir kuvvet uyguladığınızda o cismin hızı değişir. Eğer bu sürtünmesiz bir ortamda gerçekleşirse, yine dışarıdan bir etki olmadığı sürece cisim hareketine devam eder. Buz üzerinde kayan patencide patenler üzerine ne kadar kuvvet uygularsa o kadar hızlı gider.



Artistik Buz Pateni'nin öğrenilmesi, disiplinli ve uzun süreli çalışmayı gerektirir. Hemen hemen her gün antrenman yapılmasına ve iyi bir patenci olmak isteyen sporcu adaylarının bıkmadan, yılmadan çalışmasına ihtiyaç vardır. Buz patencilerinin teknik beceri kazanmak için iyi bir antrenöre olduğu kadar artistik yanlarını geliştirmek için iyi bir de koreografa ihtiyaçları vardır.
Yarışmalarda uygulanan kurallar karmaşıktır ve bu kurallar, Buz Pateni’nin evrensel planda en üst organı olan Uluslararası Paten Federasyonu (ISU) tarafından belirlenmiştir.
Puanlama, 6 tam puan üzerinden yapılır. Bir patencinin yarışmada 6 tam puan alması nadir rastlanan bir durumdur. Patencinin 6 puan alması, onun programını hiç hatasız, mükemmel bir biçimde sunmuş olması anlamına gelir. Hakemler yarışmalarda teknik ve artistik (sunuş) olmak üzere iki tür puan verirler.
Teknik puanlar, sporcunun buzda kayma tekniğini, figürlerin iyi yapılıp yapılmadığını ve programının zorluk derecesini değerlendirmek içindir. Artistik puanlar da, programın sunulmasını, sporcunun kayışının müzikle uyum içinde olup olmadığını, müzik ve kostüm seçimini ve pistin bütününün kullanılıp kullanılmadığını değerlendirmeyi amaçlar.
Puanlamalar 0,0 ile 6,0 arasında yapılır. Hakemler, 3.2 ya da 5.7 gibi ondalık kesirli puanlar verebilirler. Puanlamanın 6 üzerinden yapılması geçmişe dayanır. Geçmişte, patenciler her figürü üçer kez ve hem sağ, hem de sol ayakları üzerinde yaparlardı ve hakemler de, kurallara uygun biçimde yapılan her figür için bir puan verirlerdi.


Yarışmalara katılacak sporcular, kısa ve uzun programları için ayrı müzik seçerler. Yarışma müzikleri enstrümantal olmalıdır. Sporcuların yapmaları gereken atlama (jump) ve dönme (spin) hareketleri, müziğe uygun olarak hazırlanmış belirli bir koreografiye göre sunulur. Kısa Programın süresi, ortalama 2 dakika 40 saniye, Uzun Programınki de, 3 dakikadan 4 dakika 30 saniyeye kadar değişebilir. Erkek patencilerin programları, bayan patencilerindekinden daha uzundur. Örnek vermek gerekirse, Büyükler (senior) kategorisinde bayanlar 4 dakikalık, erkekler de 4 dakika 30 saniyelik bir program sunarlar.
Yarışmalarda, müzik seçimi kadar giyilen kostümler de önemlidir. Seçilen müzik ve onun üzerine yapılan koreografi, yarışmacının yaşına, yeteneklerine, kayış stiline uygun olmalıdır. Müzikle uyumlu olmayan bir koreografi, patencinin yeteneklerinin üzerinde olan bir müzik seçimi ya da uygun olmayan, göze hoş gelmeyen kostüm seçimi, hakemlerin hata puanı vermesine yol açabilir.





Yorumlar

  1. İşte bir gün karda aniden kayınca bel fıtığı sahibi de olunuveriyormuş... Bana çok uzak. En korktuğum şey buz ve karda kaymak.. Ama isteyenleri de tutmayız...

    YanıtlaSil
  2. hep yapmak istediğim sporlardan biriydi ama ama çıkta kay deseler ne yaparım bilmem.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gluten Nedir? Nelerde Bulunur? Ve Dahası...

Alıntı Gluten,buğday içerisinde yeralan ve un öz değerlerini en fazla içeren protein grubudur. Unun içerisinde Yas gluten değeri 28-32 arası ideal olup eksikliği durumunda iyi buğday ile karıştırılarak veya kuru gluten ilavesi ile istenen değerlere ulaşılabilir. Kuru gluten, buğday nişastası üreticilerinin yakın geçmişe kadar teknoloji yetersizliğinden dolayı elde edilmesi zor olan ancak bugün Un sanayi, dayanıklı unlu mamuller, ve balık yemi başta olmak üzere yem sanayinde kullanılan bir sanayi hammaddesi haline gelmiştir. Yem sanayindeki kullanımı özellikle balık yavru yemlerinde 2 mm nin altında yer alan extruder ürünlerinin imalinde avantaj sağlamaktadır. Son yıllarda birçok yem üreticisi tarafından tercih edilmektedir. Kullanımının sınırlı veya kontrollu olması gerekliliği Çölyak hastalığının bu protein grubuna karşı hassasiyetinden kaynaklanmaktadır. Batı ülkelerinde hazır gıdalarda, içindekiler listesinde belirtilmesi gereken belli bir oranın üzerinde risk taşıyan alerjenlerin baş…

Hoşgeldiniz

Selam dostlar, hepinize iyi geceler.

Bu günün ilk saatlerinden sizlere sesleniyorum.

Uzun zamandır sizler için yayın hazırlamıyordum. Bu sezon  benim için oldukça yoğun bir sezondu.
Neredeyse bir sene olmuş bilgisayarın başına oturup şöyle uzun uzun sizlere yaptıklarımı anlatmayalı, kendimi unutturmuşum!...

Neler yaptım, neler gördüm, neler öğrendim, hepsini sizlerle paylaşacağım. Her şey sırasıyla haydi bakalım.

En son sizlere yaptığım duvar panosundan burada bahsetmişim, bitmiş halini göstermek nasip olmadı. İlk önce onu tanıştırayım sizlere;





Bundan sonra diğer gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Beni izlemeye devam eder misiniz?

İşte bu da benim..................

Mangalda Tavuk Ciğeri

Merhabalar, nasılsınız arkadaşlar.

İnternette aradığınız zaman çoğu tarifte ciğeri sote olarak yaparlar. Ben daha önce hiç tavuk ciğeri alıp yapmayı denemedim ve aslına bakarsanız hiç tavuk ciğeri yememiştim. Marketlerde hazır paketlerde satılan tavuk ciğerinden bi paket alıp denemek istedim ama sote olarak yapmaktan bahsetmiyorum. Acaba dedim bunun mangalda pişeni nasıl olur?

Denedim oldu....


Marketten aldığınız tavuk ciğerin içinden yürekleri de çıkıyor. Ciğerleri kuş başı doğrayıp güzelce yıkadıktan sonra biraz kekik ve kimyonla karıştırdıktan sonra kenara bırakıyoruz. Ben ciğerlerin bir kısmını sote için ayırdım. Sotelik olanların üzerine biraz kekik ve unlayıp kenara koyuyoruz. 






Soğanları ince kıyıp tuzlayıp elimizle ovalayıp dinlenmeye bırakıyoruz. 


2-3 orta boy patatesin kabuklarını soyup 4 e bölüp düdüklü tencere içerisinde suya atıyoruz. Üzerine biraz tuz, kekik ve 2-3 kaşık zeytinyağı ekleyip kapağını kapatıyoruz. 


Diğer tarafta ev yapımı gün hamuru makarna haşlıyoruz. Pişen pat…